Sosyal Medya Optimizasyonu Tavsiyeleri

Kurumlara sosyal medya optimizasyonu için temel dikkat etmeleri gerek bir kaç noktaya değinmek istiyorum.

1. Paylaşılmaya değer, orjinal ve ilgi çeken bir içerik hazırlayın. Yorum katılmamış motomot çeviriler, her yerde görmeye alıştığımız klişe sözcükler paylaşılmayacaktır. Yine içeriğinizin okunabilir olması için konu başlığı ve kısa açıklama yazılarınızı büyük bir özenle yazın. Unutmayın içerik hala kral !

2. İçeriğinizin paylaşılmasını kolaylaştırın ve paylaşılması için çaba gösterin. İçerik içinde mutlaka sosyal medya paylaşım butonları olmalı. Ancak sosyal mecralarda içeriğinizi yaymak için sizde özel bir çaba gösterin.

3. İlikileri sıcak tutun. Tıpkı normal hayatımızda olduğu gibi, networkunuzun geniş olması ve networkünüzdekilerle ilişkiniz çok önemli. Sıcak, samimi ve paylaşımcı olun. Başkalarını tebrik ve takdir etmekten kaçınmayın.

4. Arama motorlarını aklınızda çıkarmayın. SEO konusunun temel taşlarından biri içeriğinizi hazırlarken arama motorlarını düşünmek ve içeriği buna göre hazırlamaktır. SMO için durum farklı değildir. Basın bülteninizi bile hazırlarken bile anahtar kelimeleri, arama trendlerini, arama hacimlerini ve hedeflerinizi unutmayın.

Sosyal Medya Optimizasyonu ve İtibar

Sosyal medyada yer alan içeriklerin kurum itibari ile olan ilişkisini biliyoruz. Bunun için bir çok kurum proaktif bir biçimde sosyal mecra hesaplarını yönetiyor ya da yönettiriyorlar. Yine konuşulanları takip etmek için sosyal medya takip yazılımları (monitoring tools) ile anlık sosyal medya takibi yapıyorlar.

Online kurum itibarının yönetilmesinin tek yolu bu değil. Bir de arama motorlarının sonuç sayfalarında hakkınızda çıkan içeriklerin sıralaması büyük önem taşıyor. Hemen hemen hepimiz bir kurum yada kişi ile ilgili araştırma yaptığımızda sosyal mecralar içinde aramak yapmak yerine, arama motorlarına başvururuz. Zaten buradaki sonuçlar bize tüm içerikleri listeleyecektir. Yine bir başka konu, kullanıcıların arama motoru sonuçları ile şirket güvenilirliği hakkında kurdukları ilişkidir. Yapılan araştırmalar internet kullanıcılarının, arama sonuçlarının üst sıralarında yer alan firmalara daha çok güvendiğini göstermiştir.

Tüm bunlardan hareketle, online itibar yönetiminin çok önemli bir bacağının, sosyal medya içeriklerini yönetmenin yanında, onların arama motorları içindeki sıralaması olduğunu göstermektedir. Bunun için bilhassa yurt dışında bir çok ajansın “online reputation management” (online itibar yönetimi) başlığı altında hizmet sunduğunu ve bu hizmet içinde en önemli bileşenin arama sonuç sayfalarının optimize edilmesi olduğunu söyleyebiliriz. Türkiye’de henüz maalesef bu konu yeterince gündeme taşınmış değil. Ben özellikle içeriğin doğru yayılmasının yanında, içeriğin arama motorlarına optimize edilerek yayılması ve çıkan sonuçların arama motoru sıralamasında takip edilmesi gerektiğine inanıyorum.

Bu işlem kolay gibi gözükse de aslında derin bir arama motoru optmizasyonu (SEO) bilgisini gerektiriyor. Buradan hareketle, yeni nesil sosyal medya ajanslarının SEO bilgisine sahip olması gerektiğini söyleyebilirim.

Sosyal Medya Optimizasyonu ve Sosyal Medya Marketing

Sosyal Medya Optimizasyonu (SMO) literatürümüze girdikten sonra, kanaat önderleri ve sektör çalışanları bu kavram üzerinde düşünüp yazmaya başladılar. Bir kısım yazarlar, sosyal medya optimizasyonu için yapılan proaktif yayılım çalışmalarını ve daha geniş anlamda planlama, yayılım, monitroring kavramlarını da içeren tüm çalışmaları “Sosyal Medya Marketing (SMM)” olarak ele almaya başladılar. Yani bir anlamda, 2010 revizesinde Rohit’in “Proactively share content” olarak bahsettiği maddeyi bu SMO değil, SMM kapsamına aldılar.

Yeni yaklaşımı anlayabilmek için kavramları açıklamak istiyorum :

SEO (Search Engine Optimisation) : İçeriğinizin (Web sitesi, blog, bülten vb…) arama motorlarında üst sıralarda görünebilmesi için yapılan çalışmalara denir. On-page (sayfa içi) ve Off-Page (sayfa dışı) olmak üzere ikiye ayrılır.

SMO (Socal Media Optimisation) : İçeriğinizin (Web sitesi, blog, bülten vb…) sosyal platformlarda yayılımını sağlayacak biçimde içeriğin düzenlenmesi, yayılmasının sağlanması ve bu şekilde sosyal mecralar ve arama motorlarından trafik sağlanması için yapılan çalışmalara denir.

SEM (Search Engine Marketing) : Arama motorları üzerinden yapılan pazarlama faaliyetlerini ifade eder. SEM, arama motorlarının ücretli programları olarak algılansa da bir çok kaynakta SEO yu da içeren tüm arama motoru pazarlama faaliyetleri olarak düşünülür.

SMM (Social Media Marketing) : Sosyal mecralarda, yapılan pazarlama çalışmalarının tümü bu kapsamdadır. Sosyal mecralarda (Facebook, Twitter, Youtube gibi) yapılacak pazarlama taktikleri, ücretli programlar (sponsorluk ya da reklam), Anlık izleme (monitoring), cep telefonları entegrasyonları, yayılım çalışmaları (seeding) gibi tüm aktiviteler bu kapsam içine girer.

Bu yaklaşıma göre SEO ve SMO iki yakın kavram olarak görülürken (İkisi de optimizasyon kavramını içeriyor.), SEM ve SMM de diğer iki yakın kavram olarak (İkisi de marketing kavramını içiriyor) gözüküyor.

Aslında birbiri içine geçmiş olan bu kavramları daha iyi anlaşılabilmesi adına bu şekilde sınıflandırmak doğru olabilir ancak pratikte, bu kavramların birbiri ile iç içe geçmiş olduklarını (hatta kapsadıklarını) söyleyebilirim.

SMO ve SEO İlişkisi

Web sitesine trafik sağlamak amacı ile yapılan çalışmalara “web sitesi optimizasyonu” denilmektedir. Web sitesine trafik sağlamanın en popüler yolu uzunca bir süre SEO (Search Engine Opimisation) oldu. SEO, web sitesinin arama motorları tarafından daha üst sıralarda olması için web sitesi içerisinde (on page) ve web sitesi dışında (off page) yapılacak bir dizi iyileştirme çalışması demektir. SEO dan maksat web sitesinin arama motorlarından daha fazla trafik almasıdır.

Sosyal mecraların popülaritesinin artması ile kullanıcılar vakitlerini bu mecralarda daha fazla geçirmeye başladılar. Böylece sosyal mecralardan da web sitesine trafik sağlamanın iyi bir fikir olacağı düşünülmeye başlandı. Yine sosyal mecraların önemi arttıkça arama motorları, sosyal mecralar üzerindeki içerikleri, arama sonuçlarına daha üstlerde yer vermeye başladılar. Böylelikle sosyal medya içinde yer alan içeriklerin hem direkt web sitesine hem de arama sonuçlarında yer alan sonuçları ile dolaylı yoldan, web sitsine trafik sağlaması mümkün oldu.

İşte tüm bu gelişmeler ile, web sitesi trafiğini arttırmanın bir diğer yolunun sosyal medya üzerindeki içerikler üzerinden sağlanabileceği düşünüldü ve bu konuda yapılacak iyileştirme çalışmalarının da “Sosyal SEO” ya da daha bilinen adıyla “Sosyal Medya Optimizasyonu” denildi.

Sosyal medya optimizasyonunu (SMO) ve Arama motoru potimizasyonunu (SEO) şematik olarak anlatacak olursak, aşağıdaki şeklin 1 ve 2 numaralı alanları SMO, 3 numaralı alan is SEO’yu temsil eder.

seo ve smo ilişkisi

1 : Sosyal mecralarda yer alan içeriklerden direkt web sitesine gelen trafik
2 : Arama motorlarının sonuçlarında yer alan sosyal mecra içeriklerinden gelen trafik
3. Arama motorlarından gelen direkt trafik

Sosyal Medya Optimizasyonunun Tarihçesi

Bu kavram ilk olarak 2006 yılında Rohit Bhargava tarafından ortaya atılmıştır. 2006 yılında yazdığı makalesinde Rohit, sosyal medya optimizasyonundan bahsetti ve 5 maddelik bir liste yayınladı. Bu makale dijital pazarlamacılar tarafından fazlasıyla tartışıldı ve dikkat çekti. Daha sonra çeşitli kişilerce bu liste genişletilerek 16 maddelik bir liste oluştu. İlk makalesinin yayınında 4 yıl sonra Rohit, yayınladığı 5 maddelik listeyi revize ederek değiştirdi.

Aşağıda Rohit’in 5 maddelik listesi bulunmaktadır :

2006 – Increase your linkability ( Linklenebilmenizi arttırın )
2010 – Create shareable content ( Paylaşılmaya değer içerik yaratın )

2006 – Make tagging and bookmarking easy ( Tag ve Bookmarkı kolaylaştırın )
2010 – Make sharing easy ( Paylaşılmayı kolaylaştırın )

2006 – Reward inbound links ( Link verenleri ödüllendirin )
2010 – Reward engagement ( İlişki kurduklarınızı ödüllendirin )

2006 – Help your content travel ( İçeriğinizin yayılmasına yardım edin )
2010 – Proactively share content ( İçeriğinizi proaktif bir biçimde dağıtın )

2006 – Encourage the mashup ( Mashup ları teşvik edin )
2010 – Encourage the mashup ( Mashup ları teşvik edin )

* Mashup : Bir ya da daha fazla kaynaktan API ve benzeri servisler tarafından ham dataları alarak, dataları yeni bir forma dönüştürerek hizmet veren web siteleridir. Örneğin, merkez bankası sitesinden döviz kurlarının XML formatında alınarak yeni bir tasarım içinde sunularak oluşturulan web sitesi bir mashuptır.

1.Madde : Sosyal ağlarda yayımlanan içerik içerisinden gelen linklerin site trafiğini arttıracağı fikri, 2006 yılında Rohit’e “increase your linkability” (linklenebilmenizi arttırın) şeklinde bir kural yazdırmıştı. Ancak, sırf link oluşturmak için kalitesiz bir içerikten verilen linkin yeterince faydalı olmayacağı ve paylaşılmaya değer bir içeriğin zaten doğal olarak ve daha kaliteli bir trafik oluşturacağı fikri ile “Create shareable content” şeklinde 1.madde güncellendi.

2.Madde : 2006 yılında içeriğin yayılımı ile ilgili en etkili yolun bookmarking siteleri olduğu düşünülüyordu ancak gelişen sosyal mecraları ile artık paylaşılmaya değer içeriğin bookmarking sitelerinin dışında da paylaşılabilmesinin yolunun kaliteli içerik olduğu düşünülmeye başlandı.

3.Madde : 2006 yılında SEO odaklı bir yaklaşımla içeriğin aldığı linkler önemli idi. Bunun için içerik sahipleri de özel bir çaba gösterirlerdi. Ancak bu şekilde link verenlerin yazı ile ilgili proaktif bir ilişkisi olmazdı. Daha sonraları link verenlerle proaktif bir ilişkinin sağlanması gerektiği fikri ortaya çıktı. Örneğin sadece verilmiş bir link değil, içerikle ilgili yazılmış bir yorum yazısı, teşekkür yazısı veya içeriğin içine yapılmış bir yorum. Daha insancıl, daha sıcak bir ilişki…

4.Madde : İçeriğinizin sosyal medyada yayılabilmesi için paylaş butonlarının önemini biliyoruz. Bu işin temelini oluşturuyor. Ancak daha sonra bunun yetersiz olduğu, içeriğin yayılabilmesi için sosyal medya üzerinde proaktif bir çalışmanın yapılması gerektiği düşünülmeye başlandı. Örneğin içeriği paylaşanları ödüllendirmek, teşvik etmek, Paylaşan kişilerle ilişki kurmak, paylaşımı önemli insanlara yaptırmak ve bunun gibi yollarla proaktif bir biçimde push etkisi yaratmak….

5.Madde : Değişikliğe uğramayan tek maddedir. Önemini daha da arttırmıştır diyebiliriz. Sosyal medya optimizasyonun bana göre en önemli maddesidir. İçeriğinizin bir kısmını ya da tamamını, başka web sitelerinin kolaylıkla kullanabileceği formatta hazırlar ve diğer web sitelerinin kullanmasını teşvik ederseniz, SMO adına çok önemli bir iş yapmış olursunuz. Youtube videolarını kendi web sitenize videoyu hiç indirmeden birkaç satır kod ile kolaylıkla gömebilirsiniz (embed). Youtube bunu olabildiğince teşvik eder hatta. Bu şekilde, host maliyetinin karşılığında youtube un milyonlarca sitede reklamı olmuş oluyor.