Sosyal Medya Optimizasyonunun Tarihçesi

Bu kavram ilk olarak 2006 yılında Rohit Bhargava tarafından ortaya atılmıştır. 2006 yılında yazdığı makalesinde Rohit, sosyal medya optimizasyonundan bahsetti ve 5 maddelik bir liste yayınladı. Bu makale dijital pazarlamacılar tarafından fazlasıyla tartışıldı ve dikkat çekti. Daha sonra çeşitli kişilerce bu liste genişletilerek 16 maddelik bir liste oluştu. İlk makalesinin yayınında 4 yıl sonra Rohit, yayınladığı 5 maddelik listeyi revize ederek değiştirdi.

Aşağıda Rohit’in 5 maddelik listesi bulunmaktadır :

2006 – Increase your linkability ( Linklenebilmenizi arttırın )
2010 – Create shareable content ( Paylaşılmaya değer içerik yaratın )

2006 – Make tagging and bookmarking easy ( Tag ve Bookmarkı kolaylaştırın )
2010 – Make sharing easy ( Paylaşılmayı kolaylaştırın )

2006 – Reward inbound links ( Link verenleri ödüllendirin )
2010 – Reward engagement ( İlişki kurduklarınızı ödüllendirin )

2006 – Help your content travel ( İçeriğinizin yayılmasına yardım edin )
2010 – Proactively share content ( İçeriğinizi proaktif bir biçimde dağıtın )

2006 – Encourage the mashup ( Mashup ları teşvik edin )
2010 – Encourage the mashup ( Mashup ları teşvik edin )

* Mashup : Bir ya da daha fazla kaynaktan API ve benzeri servisler tarafından ham dataları alarak, dataları yeni bir forma dönüştürerek hizmet veren web siteleridir. Örneğin, merkez bankası sitesinden döviz kurlarının XML formatında alınarak yeni bir tasarım içinde sunularak oluşturulan web sitesi bir mashuptır.

1.Madde : Sosyal ağlarda yayımlanan içerik içerisinden gelen linklerin site trafiğini arttıracağı fikri, 2006 yılında Rohit’e “increase your linkability” (linklenebilmenizi arttırın) şeklinde bir kural yazdırmıştı. Ancak, sırf link oluşturmak için kalitesiz bir içerikten verilen linkin yeterince faydalı olmayacağı ve paylaşılmaya değer bir içeriğin zaten doğal olarak ve daha kaliteli bir trafik oluşturacağı fikri ile “Create shareable content” şeklinde 1.madde güncellendi.

2.Madde : 2006 yılında içeriğin yayılımı ile ilgili en etkili yolun bookmarking siteleri olduğu düşünülüyordu ancak gelişen sosyal mecraları ile artık paylaşılmaya değer içeriğin bookmarking sitelerinin dışında da paylaşılabilmesinin yolunun kaliteli içerik olduğu düşünülmeye başlandı.

3.Madde : 2006 yılında SEO odaklı bir yaklaşımla içeriğin aldığı linkler önemli idi. Bunun için içerik sahipleri de özel bir çaba gösterirlerdi. Ancak bu şekilde link verenlerin yazı ile ilgili proaktif bir ilişkisi olmazdı. Daha sonraları link verenlerle proaktif bir ilişkinin sağlanması gerektiği fikri ortaya çıktı. Örneğin sadece verilmiş bir link değil, içerikle ilgili yazılmış bir yorum yazısı, teşekkür yazısı veya içeriğin içine yapılmış bir yorum. Daha insancıl, daha sıcak bir ilişki…

4.Madde : İçeriğinizin sosyal medyada yayılabilmesi için paylaş butonlarının önemini biliyoruz. Bu işin temelini oluşturuyor. Ancak daha sonra bunun yetersiz olduğu, içeriğin yayılabilmesi için sosyal medya üzerinde proaktif bir çalışmanın yapılması gerektiği düşünülmeye başlandı. Örneğin içeriği paylaşanları ödüllendirmek, teşvik etmek, Paylaşan kişilerle ilişki kurmak, paylaşımı önemli insanlara yaptırmak ve bunun gibi yollarla proaktif bir biçimde push etkisi yaratmak….

5.Madde : Değişikliğe uğramayan tek maddedir. Önemini daha da arttırmıştır diyebiliriz. Sosyal medya optimizasyonun bana göre en önemli maddesidir. İçeriğinizin bir kısmını ya da tamamını, başka web sitelerinin kolaylıkla kullanabileceği formatta hazırlar ve diğer web sitelerinin kullanmasını teşvik ederseniz, SMO adına çok önemli bir iş yapmış olursunuz. Youtube videolarını kendi web sitenize videoyu hiç indirmeden birkaç satır kod ile kolaylıkla gömebilirsiniz (embed). Youtube bunu olabildiğince teşvik eder hatta. Bu şekilde, host maliyetinin karşılığında youtube un milyonlarca sitede reklamı olmuş oluyor.